Memleket Nire Hemşerim?

  
   Torik Yazarı                        

Recall Healing’i duydunuz mu? ‘Recall Healing; hastalıkların kaynağının geçmiş travmalar olduğunu savunan, doğru soruları sorarak, bu travmaların bilinçaltına ittiği duygu ve düşüncelere ulaşmayı hedefleyen ve hastalıkların tedavi süreçlerine destek olan bir terapi yöntemidir.’ deniyor. Tekniğin temeli Dr Ryke Geerd Hamer’in ‘Yeni Alman Tıp Yaklaşımı’ tezine dayanıyormuş. Bilinçaltımızın bizi nasıl etkilediğini anlamak ve içselleştirmek önemli olduğu için önce kişinin hayat çizgisine bakılırmış, sonra anne karnı ve öncesine bakarak o süreçteki travmalar araştırılırmış ve son olarak da aile ağacı analizi yapılırmış.

Çok sevdiğim arkadaşım bu konularla yakından ilgili ve çeşitli seminerlere katılıyor. Tabii fırsat oldukça ben de onun öğrendiklerinden faydalanıyorum. Bahsi geçen maddeleri çok merak ettiğim için katıldığı bir seminer sonrasında biraz bahsetmesini istedim. O anlattı, ben hayat çizgisine bakmak kısmında takılıp kaldım. Dedi ki her insanın hayatında belirli aralıklarla tekrarlayan döngüler varmış. Farkında olduğumuz olmadığımız, takip ettiğimiz etmediğimiz, bazen de atalarımızdan miras aldığımız bu döngüler fiziksel ve ruhsal sağlığımızı etkilermiş. Düşündüm düşündüm ne ola ki benim hayatımdaki döngüler? Sonunda buldum; belirli periyotlarda göçüyorum! Hayatımın ilk 16 yılı Yalova’da geçti, ardından 13 yıl Ankara, sonra 13 yıl İstanbul ve şimdi de 4 yılı aşkın süredir Almanya. Kabaca diyebiliriz ki 10 yıllık dilimler halinde memleket değiştiriyorum, anlaşılan göçmek hamurumda var. Ruhumda ve bedenimde yarattığı travmalar var ya da yok ya da ne oldukları uzmanlık konusu olabilir ama bunları düşünürken aklıma başka bir konu takılıyor. Hani bizde çok sorulan bir soru vardır ya; memleket neresi hemşerim? Yeni tanışan herkes birbirine sorar mutlaka ‘aslen nerelisiniz’? Gurbette olunca daha çok muhatap oluyorsunuz bu soruyla ve ben gerçekten bilemiyorum benim memleketim neresi? Ya da aslında belki herkes için geçerli; memleketiniz neresi?

Otomatik olarak doğup büyüdüğünüz yer mi? Babanız nereliyse oralı mısınız? Yoksa anneniz nereliyse oralı mı? Peki onlar gerçekten nereli? Yoksa eskilerin tabiriyle karnın nerede doyuyorsa orası mı memleket? İyi de memleket meselesi neden bu kadar önemli? Biliyoruz aidiyet duygusu ön planda. Memleketimizin gelenek görenek örf ve adetleri davranışlarımız ve çevremizle çevremizdeki kişileri algılamamızda önemli bir etkiye sahip. Hani hiçbir şey tesadüf değilmiş şu hayatta demiştik ya, konu üzerine bu kadar yoğunlaşmışken Alman bir misafirimiz geldi; 60’lı yaşlarında sosyal pedagog bir kadın. Çocuklarımızı biraz gözlemledikten sonra her ikisinin de doğduğu mevsimi doğru olarak tahmin etti. Dünyaya geldiğimiz mevsimlerin karakterlerimiz üzerinde etkisi varmış. Konunun da uzmanı olunca tahmin etmek zor olmamış. Derken konu bizim memleketlerimize geldi. Sırada bizimle ilgili analiz var. Niyet kötü değil, mesleki deformasyon sanırım. Ülke malum da şehirler ve ülkemizin hangi bölgelerinde oldukları önemli. Tavırlarımız, kendimizi yabancı bir memlekette nasıl hissettiğimiz ve entegrasyonla alakalı ölçmek biçmek ve karar vermek için memleketimizin neresi olduğu kritik bir konu. Eşim cevabı kolayca verdi, ne de olsa doğduğu büyüdüğü ve yaşadığı şehir aynı. Ben dedim ki bilemiyorum. Üstelik bu konu aramızda çok güncel, neresidir memleket? Bir şey diyemedi. Derken karşıma bir yazı çıktı, bir ressama, bir felsefeciye ve bir sinemacıya sormuşlar; ‘memleket neresidir’ diye. Birisi doğup büyüdüğün yerdir demiş; karakterinin temellerinin atıldığı, ilk olarak yapılandırıldığı yer. Diğeri demiş ki nereye ait hissediyorsan memleket orası. Hepsine evet ama benim en sevdiğim cevap ‘memleket hatıralarının olduğu yerdir’ oldu. Çok anlamlı değil mi? Neresi sende iz bırakıyorsa, bir birikim oluşturuyorsa oralısın işte. Bir arkadaşım var; Almanya’da doğmuş büyümüş, üniversiteden sonra Türkiye’ye dönüş yapmış, iyi kötü 5-6 yıl geçirip evlilik sonrası Romanya’ya yerleşmiş, bir 5-6 yıl da orada geçirdikten sonra şimdi 4 yılı aşkın süredir Rusya’da. Memleket konusunda en ilginç cevabı o vermişti bana; çok net bir şekilde Romanyalı hissediyorum kendimi demişti. Evlendim, 2 çocuğum oldu, hayatımın en önemli ve en anlamlı zamanlarını orada geçirdim. Daha ne olsun işte sana memleket!

Ben hala düşünüyorum cevabını tam bulamadım; doğma büyüme Yalovalıyım, kalben Ankaralıyım, her zorluğuna rağmen büyük bir aşkla İstanbulluyum. Henüz buralı olamadım, döngülerime bakınca en az bir 5-6 yıla daha ihtiyacım var. Hadi size de sorayım bir düşünün bakalım; Memleket nire hemşerim?

FACEBOOK YORUMLARI


TORİK YORUMLARI