Kadıköy’ün En Hareketli Sokaklarından Birinde Dehşet Verici Bir Olay Yaşandı

  
   Torik Yazarı                        

Kadıköy’ü bilenler bilir Caferağa’dan rıhtıma doğru inerken boylu boyunca her daim cıvıl cıvıl ve hareketli olan Cemal Süreya Sokağı. Bir olaya, bir taşkınlığa çok az rastlanır burada. Genelde bir gürültü bir tartışma olduğu zaman çoğu o ince dar sokaktan geçmeye çalışan arabalardan kaynaklanır. Geçtiğimiz günlerde yaşanan tatsız olay ise bir tartışmadan çok daha fazlası olmuş. Bir tek Kadıköy’de yaşanan tatsız olay diyerek bakmamak lazım olaya. İki üç kendini bilmezin ya da artık o taşkınlığı kim çıkarttıysa o şahısların ellerini kollarını sallayarak bellerinde silahlarla bir mekanı basması ne demek? Her gün giderek daha da korkunç olayların yaşandığı ülkemizde sahip olunabilecek birçok özgürlük varken insanların bu özgürlüklerini yaşadıkları yeri kaotik bir ortama dönüştürmek için kullanmaları nasıl oluyor da bu kadar kolay gerçekleşebiliyor? ‘Goy Goy’ adlı mekanda yaşanan arbede ise yine bu durumun en tatsız örneklerinden biri oldu. Etrafa ateşler saçarak mekanı basan, birçok kişiye psikolojik ve fiziksel şiddet uygulayan saldırganlar yakalandı mı ve yakalanırsa nasıl bir ceza uygulanacak onu bilmiyoruz ama o an mekanda bulunan müşterilerden oyuncu Oral Özer içinde bulunduğu o korkunç durumu şöyle anlatmış:

Oyuncu Oral Özer ve kız arkadaşı birlikte gittikleri “GoyGoy” adlı mekanda darp edildiler

“Arka masamızdan bir çocuk video çekmeye başladı. Yaralının yakını ve tahminimizce mekanla doğrudan bağlantılı olan baş saldırganım, bu çocuğun üzerine yürüyüp bağırmaya başladı. Ben de olayı sakinleştirmek adına ‘yanlış kişiye bağırıyorsunuz’ dedim. Bu kadar. Bunun üzerine o ruh hastası hiçbir neden yokken ve hali hazırda barda maksimum bir dakika önce ateşli silahla yaralanmış iki insan varken, bana öldüresiye saldırdı. Yetmedi, iki kişi daha katıldı ona. O da yetmedi ellerine bira bardaklarını aldılar. Kafama o bardaklarla belki yirmi darbe aldım. Kız arkadaşıma da o bardaklarla vurdular (kolu alçıda). Sonrasında, ben artık yere yığılınca bıraktılar. Ambulans bekledik bir süre, polisler geldi. Bizi dışarı çıkardıklarında adamlar yok olmuştu. Bar çalışanlarınla defalarca onların kim olduğunu sorduk. Yanıt alamadık. Hastaneye bizimle gelmelerini söyledik, geçiştirdiler. Açıkça adamları koruyup, kendilerini olaydan sıyırmaya çalıştılar.

Bugün öğlen on ikiye kadar hastanedeydim. Kafamda iki derin yarık, gözümün altında altı dikiş ve çenemde ameliyatlık bir kırık var. ‘Yanlış kişiye bağırıyorsunuz’ dedim diye… Ve ben oyuncuyum. Acilde ifadelerimizi verdik, şikâyetçi olduk. Süreci takip edeceğiz ve saldırganların da işletmenin de gerekli cezayı almaları için elimizden geleni yapacağız fakat öyle şeyler oldu ki gece boyunca beni bunu yazmaya itti. Birincisi çalışanların verdiği ifade: dediklerine göre ben o hengâmede düşüp kafamı bira fıçısına çarpmışım. İkincisi: mekânda kamera yok diyorlar. Üçüncüsü: memurlardan birinin bize saldırganları bulmalarının çok zor olduğunu ve bizim o mekâna tekrar gidip kişiyi görürsek ihbar edebileceğimizi söylemesi.”

FACEBOOK YORUMLARI


TORİK YORUMLARI