Hiçbir Şey Tesadüf Değilmiş Şu Hayatta

  
   Torik Yazarı                        

Bu sefer çok iyi hazırlandım. Ne soracağını ve nasıl cevaplayacağımı iyi biliyorum. Gayet yüksek bir özgüvenle süzüldüm kapıdan içeri. Selamımı verdim, karşılığını aldım. Girizgah tamam, hoca not kıracak yer bulamaz. Gelelim asıl mevzuya; zarfımı uzattım. ‘Gönderiyi izlemek istiyorum’ dedim, sonra da ekledim ‘sadece internet aracılığıyla’! Derin de bir oh çektim içimden, soracak soru da bırakmadım tek seferde hallettim bu kez. Dememe kalmadan kadın bön bön yüzüme bakıp ‘sadece internet aracılığıyla ne demek’ diye sormasın mı? Nasıl yani sen değil miydin geçen gönderide o anlamadığım Almanca terimlerle öyle mi takip etmek istiyorsunuz yoksa böyle mi diye soran? Hani yaşlı bir kadın araya girip İngilizcesini anlatmıştı bana da o zaman anlamıştım Alıcının imza teyidini mi istiyorsunuz yoksa sadece internet üzerinden teslim takibi mi diye sorduğunu. Aklımda deli sorular var lakin dilime gelemiyor bir türlü. Derin bir nefes alıp ‘tamam sadece takip etmek istiyorum’ dedim. Ama kadının işin peşini bırakası yok. Israrla soruyor ne demek ne demek diye. Ben de klasik cevap ‘ben az Almanca konuşabiliyorum da, tamam önemli değil, sadece takip numarası verin’ diyorum. Kadın işlemi yaparken ‘hiç yardımcı olmadığınız için teşekkür ederim’ diyor. Ne dediniz anlamadım diyorum, hiçbir şey diyor. Nasıl yani ben sana yardımcı olmak için önceden hazırlandım geldim. Üstelik hizmeti veren sensin, DHL uzmanı mıyım ben? Hani derler ya Almanca çok kaba bir dildir diye, yalan inanmayın. Ben gayet kibar olmak istediğimde kullanıyorum bu dili, cadılaşmam mı gerekiyor dil aracımız dönüyor hooop İngilizce’ye! Verip veriştirip çıktım. Ama bir şey daha öğrendim yalan yok, neymiş efendim yurtdışı gönderileri sadece internetten takip edilebiliyormuş, imza takibi mümkün değilmiş. İyi de ben nereden bileyim bir, sen ne demek diye didiklemek yerine bunu söylesen zaten konu kalmayacak iki! Ne bitmeyen posta çilem varmış arkadaş, vukuatsız bir gönderim yok iyi mi? Şu ülkeye geldiğimden beri bir sefer zarfı uzatıp, parayı ödeyip çıkabilmişliğim yok. Hayat zor Almanya’da, bildiğiniz gibi değil!

Ne demişler hiçbir şey tesadüf değilmiş şu hayatta. Yaşadığımız her şeyin bir amacı, hayatımıza giren her kişinin öğreteceği bir şey varmış, tabii anlayabildiğimiz ve de yorumlayabildiğimiz kadarıyla. Eskilerin her şerde bir hayır vardır lafı da buradan çıkmış olsa gerek. Bir de güzel bir ‘Hayat’ tanımı var; ‘Hayat sen planlar yaparken aslında başına gelenlerdir’ demişler. Mesaj alındı. Hayat ne diyor bana, hazırlanma, her şeyi kontrol edemezsin, biraz akışına bırak! Tamam o zaman, zor olacak ama artık plan yapmak yok! B planı, C planı hiç yok! Nasıl olsa bozulacak planlar için heveslenmeye, kendini güvende hissetmeye, sonra da hazırlıksız burun üstü çakılmaya hiç gerek yok. Hiçbir şeye önceden hazırlanmak yok artık. Eski patronumun da söylediği gibi onu da artık olduktan sonra düşünürüz Esra!

FACEBOOK YORUMLARI


TORİK YORUMLARI