Entegrasyon Oryantasyon Halleri

  
   Torik Yazarı                        

Almanya’ya göçtünüz, yabancılar dairesinde kaydınızı yaptırdınız sonrasında yapmanız gereken işlerin başında Entegrasyon Kursuna katılmak geliyor. Eğer çalışmıyorsanız ve Almancanız yok ya da yetersizse kaçırılmayacak bir fırsat aslında. Yabancılar Dairesi tarafından adınıza düzenlenen bir belgeyle devletten alacağınız yardım sayesinde ödeyeceğiniz ücret yarıya düşüyor. Kurs ile oturduğunuz yer arasındaki mesafe uzaksa yol yardımı bile alabiliyorsunuz. Bu da yetmiyor adınıza düzenlenen belge tarihinden itibaren 2 yıllık süre içinde 6 Aylık Entegrasyon kursunu tamamlayıp yeterlilik sınavını başarıyla sonuçlandırıp üzerine de yaklaşık 1 aylık Oryantasyon kursunu bitirip sınavını geçerseniz kendi payınıza ödediğiniz kurs ücretini de geri alabiliyorsunuz. Almanca dil yeterliliğini A1, A2, B1, B2, C1, C2 olacak şekilde 6 kademeye ayırmışlar. A1’den başlayıp B1’i sonlandırana kadar olan 3 kademelik kısmı ‘Entegrasyon Kursu’ olarak adlandırıyorlar. Bu kurslarda sadece dil öğrenmekle kalmıyor trafik kuralları ve cezalarından sigorta sistemine, hangi devlet dairesinde hangi işler yapılabilirinden, her türlü şikayet mektubu nasıl yazılırına, hangi meslekler için hangi okulları bitirmek gerekirden, hangi meslekte kaç para kazanılıra, hangi resmi ve dini tatil günleri vardır ve nasıl kutlanıra kadar gibi Almanya’da günlük yaşama dair aklınıza gelebilecek her türlü güncel bilgi ve kültürel ögeleri öğrenebiliyorsunuz. Bu öğretilenler arasında Almanlarla senli benli konuşmanın yapılamayacağı ve siz kalıbıyla konuşmanın kural olarak önemi özellikle altı çizilen konuların başında geliyor. Karşınızdaki kişiyle senli benli olmak için anlaşma yapmanız lazım. Bir kez anlaşmaya vardıktan sonra da bu anlaşmayı unutmayıp bir daha o kişiye siz diye hitap etmemeniz de gerekiyor. Yoksa karşınızdaki kişiye hakaret anlamı taşıyor. Dilleri gibi hitap konusunda da insanları zorlamaya devam ediyorlar. Diyelim ki çalışanı çok, büyük bir firmada çalışıyorsunuz. İşiniz yoksa listesini tutun; kimle senli benliyim kiminle sizli bizliyim diye. Listeyi güncel tutmak ve her gün çalışmaya başlamadan önce en az bir kere gözden geçirmek de cabası! Sonra bizdeki gibi her karşılaşmada hal hatır sormak yok Almanlarda. Sen sorsan bile karşılığını alamıyorsun. Ama selam vermek ve selamlaşma konuları oldukça önemli ve nezaket kuralları çerçevesinde kabul görüyor. Bizdeki gibi sarılıp öpüşme de yok. Aslında kural oldukça basit; hal hatır sormak yok, minimum fiziksel temas, bolca selamlaşma, işlem tamam.

Entegrasyon kursu tamamlanınca yani B1 seviyesi Almanca öğrenimi sona erdiğinde bir yeterlilik sınavına katılıyorsunuz. Sınavda Okuma-Anlama, Dinleme-Anlama, Mektup Yazma ve Konuşma konularındaki dil yeterliliğiniz test ediliyor. Ülkeye ne kadar entegre olduğunuz ölçülüyor. Ben de 2-3 ay kadar süren dil kursu maceramı geçtiğimiz Ocak ayı sonunda katıldığım yeterlilik sınavıyla taçlandırdım. Uzun süredir bu kadar stres yaşadığımı hatırlamıyorum. Stresimin tamamı sınavın Konuşma bölümüne ilişkindi. Yazılı kısmı tamamladıktan sonra sınavın Sözel bölümü için iki kişilik gruplar halinde sınav komisyonunun önüne çıkıyorsunuz. Yani konuşma bölümünde odada yalnız değilsiniz, bir partneriniz var. Önce komisyona kendinizi tanıtıyorsunuz. Size bolca soru sorup cevaplamanızı bekliyorlar. Yeteri kadar cevap verdiğinize ikna olduktan sonra size bir fotoğraf verip bu fotoğrafta gördüklerinize ilişkin konuşmanızı istiyorlar. Aynı temaya ilişkin başka bir fotoğrafı da partnerinize verip onun da aynı konuyla ilgili konuşmasını istiyorlar. Son kısımda ise iki kişiye birden bir konu verip o konu üzerine konuşarak ortak bir plan yapmanızı ve planı bir sonuca bağlamanızı istiyorlar. Karşılıklı bir sohbet geliştirmek ve organizasyon yapabilmek işin püf noktası. Brezilyalı konuşma partnerimle komisyon karşısına çıktığımda kalbim kulaklarımda atıyordu. Neyse ki kendini tanıtma bölümü partnerimle başladı. Biraz rahatlayıp soluklanmışken, kendimi takdimimin ardından önüme uzatılan fotoğrafı anlatmaya başladığımda asıl soluklanma arasının aslında partnerime ait olduğunu tecrübeyle kavramış oldum. Kendi sıramı savıp da partnerimin kendine uzatılan fotoğrafı anlattığı dakikalar içinde yaşadığım tek şey söylediğim ve de söylemediğim cümlelerin pişmanlığıydı. Neyse ki ortaklaşa konuşma ve organizasyon kısmı tahminimden kolay ve akıcı geçti. Hatta organizasyonu sonuçlandırmamızı beklemeden sınavımızın tamamlandığını ilan ettiler. Hayatımda bu kadar rahatladığım bir an daha hatırlamıyorum. Öyle ki ‘Arkadaşlar artık sınavınız bitti, hafta sonunun keyfini çıkarın’ sözünün ardından bize doğru uzanan ellerden birini iki elimle birden kavrayıp sıkmaktan başka bir şey gelmedi aklıma. Beni gören Latin arkadaşım da uzanan diğer eli kavrayınca saadet zinciri tamamlanmış oldu. Zavallı Alman komisyon üyesinin yüzündeki şaşkın ifadeden ve elinin gevşekliğinden bir şeylerin ters gittiğini anladım anlamasına ama ‘ben aslında sınav kağıtlarını geri almak için ellerimi uzatmıştım’ sözünü duyana kadar da bir şey konduramadım!

Şimdi biz iki dokunmatik milletin insanı, sınavı geçmiş olmanın da verdiği dayanılmaz hafiflikle, mesafeli Alman insanına yaşattığımız kültür şokunu her hatırladığımızda azıcık rezil olma durumuna eşlik eden hafiften pişmanlıkla birlikte olayın komikliği karşısındaki neşeli kıkırdamalarımıza hala devam ediyoruz.

FACEBOOK YORUMLARI


TORİK YORUMLARI