Auf Die Plätze, Fertig, Los!*

  
   Torik Yazarı                        

*Yerlerinize, Hazır, Başla!

Einstein; ünlü Alman fizikçi ve bilim adamı. İşte o Einstein bizim köylü! Tüm şehir halkı gibi biz de mutluyuz ve gururluyuz! Evet ünlü bilim adamı 1879 yılının Mart ayında Almanya’da, bizim de son 4 yıldır yaşadığımız şehir olan Ulm’de doğmuş. Orası da neresi dediğinizi duyar gibiyim, çok ayıp! Ama olsun Almanya’ya göçene kadar ben de duymamıştım. Doğru, Almanya’nın öyle bilinen şehirlerinden değil ama bilen biliyor. Einstein’ı, serçesi ve Avrupa’nın en yükseği olan katedraliyle ünlü, içinden Tuna nehri geçen güzel mi güzel butik bir şehir.

Einstein’la hemşehri olmaktan ötürü mutluyuz, gururluyuz dedik ya; paylaşmadan yaşanmaz bu gurur ve mutluluk. Einstein’ı anmak ve hatırasını yaşatmak adına isminin cadde, sokak ve kamu binalarına verilmesinin yanı sıra, her yıl çeşitli etkinlikler de düzenleniyor. Bunlardan en önemlisi ise bu yıl on dördüncüsü düzenlenen Einstein Maraton! Einstein yılı olarak ilan edilen 2005 yılında düzenlenmeye başlamış ve o zamandan bu yana da her yıl gerçekleştiriliyormuş.

Fotoğraf: Esra Bakay

Etkinlik Eylül ayında, birbirini takip eden iki hafta sonunda gerçekleşiyor. Önce okulların açıldığı haftanın sonunda çocukların katılımıyla gerçekleşen maraton var. Her okul yılı başlangıcımızın kabusu! Bu yıla kadar hiç güzel bir anımız yoktu. İlk yıl varış çizgisinde sahipsiz kalan uzaktan izlediğimiz ama ulaşamadığımız büyüğümüz, ikinci yılsa koşarken kargaşada itilip düşen sonra da üzerine basıldığı için ilk yardım çadırına alınan küçüğümüz var anılarımızda. Üçüncü yılı taşınma sebebiyle pas geçtik. Ama bu yıl kurtulamadık mecburen katıldık. Ve ilk kez aksaklık yaşamadan güzel anılar ve madalyalarla ayrıldık organizasyondan.

Fotoğraf : Esra Bakay

Sabah saat 10.00’da tribündeki yerlerimizi aldık. Okulumuzun yeri tam başlangıç çizgisinin hizasında. Bu sayede her zamanki gibi tüm heyecanı, itip kakmaları, telaşı, kargaşayı olanca enerjisiyle gözlemleme şansımız oldu. Önce yuva çocukları vardı maratonda; kimisi yürüdü, kimisi koştu. Bazısı yalnız, bazısı öğretmeninin elinde, kucağında. O kırmızı koşu pistinin üzerinde tüm cıvıltılarıyla papatyalar gibiydiler. Ardından engelli çocuklar yarıştı, hayatın içinde olmaları, çabaları ve hevesleri izlenmeye ve takdire değerdi. Sonra doğum yıllarına göre küçükten büyüğe ilk öğretim çocukları aldı pistteki yerlerini. Önceden belirlenen ve ilan edilen başlangıç saatleri dakika şaşmadı. Aynı yaştaki çocuklara yarış başlangıcında gruplar halinde kademeli olarak çıkış verdiler. Bu sayede çocuklar birbirinin üzerine yığılmadı. Bitiş çizgisini de yetişkinlerin erişimine kapatarak boş kalmasını sağladılar bu kez. Biz mi çok acemiydik acaba yoksa organizasyon mu iyileşmiş derken yapılan anonsla bir anda aydınlanma yaşadım. İlk öğretim çocuklarıyla birlikte bitiş çizgisi yakınında veli yığılmaları olmaya başladı. Anonsla alanın boşaltılması istendi ve eklendi ‘500 adet yuva çocuğunun koşusu hiç kargaşa olmadan tamamlandı, daha büyük yaş grupları da bunu başarabilir veliler lütfen sakin olun’. Belli ki geçmiş tecrübeler hepimizi telaşa sürüklemiş. Keşke dedim içimden, geçen organizasyonlarda da aynı performansı sergileseydiniz de bizler de böyle yığılma ihtiyacında olmasaydık. Sonuç olarak bu yıl her iki abimiz de maratonu sağ salim tamamladı. Üstelik bu kez 1200m koştular. Sanırım önümüzdeki yıl daha bir hevesle katılabiliriz artık. Merak edenler için bu yıla ait görüntüler aşağıdaki linkten izlenebilir.

Küçüklerin yarışlarını takip eden hafta sonunda ise asıl büyük Einstein Maraton koşuldu. Aslında sadece koşuldu demek haksızlık olur sanırım. Koşmadan yürümeye, bisikletten patene tam tamına 8 ayrı disiplinde tam ve yarı maraton olarak gerçekleşiyor. Bu yıl rekor başvuruyla 12.000’in üzerinde katılımcı olduğu söylendi ve bunların yüzde kırkını kadınlar oluşturuyormuş. Herkes heyecan içinde Pazar günü saat 9.10’da başlayacak maratonu bekledi. Neredeyse tüm yollar trafiğe kapatıldı. Pazar sabahları en büyük keyfimiz erkenden bisiklete atlayıp, sabah kahvaltısı için fırından yeni çıkmış çıtır çıtır Türk simidi almaya gitmek. Yollarımızı sabahın erken saatlerinde kapatmışlar, rotayı değiştirip uzatarak da olsa bisiklet kullanmanın avantajıyla gideceğimiz yere ulaştık. Dönüşte ise yolu kapatan son şeritler birbirine bağlanmadan önce aradan süzülüp geçtik. Anlayacağınız geçen Pazar aktif ya da pasif tüm şehir 42,1km’lik maraton organizasyonundaydık. Tüm dilekler geçen yıl kırılan rekorun ardından bu yıl daha iyi derecelerin koşulmasıydı. Ancak maraton bitişe kısa bir mesafe kala, henüz tam olarak bilinmeyen bir sebeple, bir katılımcının hayatını kaybetmesi sebebiyle üzüntülü bir şekilde kapandı.

Bundan sonraki maratonların sadece heyecan ve coşkuyla yaşanması, üzücü durumların tekrarlanmaması dilekleriyle sizi ‘2017 Einstein Maraton’ görüntüleriyle bırakıyorum.

https://youtu.be/ZJ8jGGqoAmw

FACEBOOK YORUMLARI


TORİK YORUMLARI