Netflix’in Yeni Gerilim Dizisi ‘Tepedeki Ev’ ve Crain Kardeşler

  
   Torik Yazarı                        

Kısa bir süre önce Netflix’te  gerilim, korku ve fantastik türlerini sevenlere müjde niteliğinde bir dizi başladı. ‘Tepedeki ev / The Haunting of Hill House’ başlangıçta çoğu kişi için geceleri izlemeye çekinilen, ruhani varlıkların cirit attığı bir dizi olarak yorumlandı. Çoğu kişi tarafından hala öyle sanılıyor olabilir ama diziye başlayanlar beni çok iyi anlayacaklardır ki özellikle ilk bölümden sonra ‘Tepedeki Ev’ büyük bir ters köşe yaşatıyor izleyiciye. İlk bölümde iki kulaklığı birden takıp seyredemiyorsunuz belki, gözler sürekli kısılıyor falan ama hikaye ilerledikçe o adrenalin dolu dakikalar yerini dolu dolu olmuş gözlere bırakıveriyor. Bir süre sonra bu ruhani varlıklar aile üyeleri arasındaki ilişki, karakterlerin dramatik hikayeleri ve telepatik bağlar arasında köprü görevi görmeye başlıyor. Oyunculuklarsa çocuklar da dahil olmak üzere epey başarılı gerçekten. Shirley Jackson’ın aynı adlı kitabından uyarlanan dizinin karakterlerinden biraz bahsedelim dedik zira kardeşlerin her biri kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz karakteristik özelliklere sahip ve bu durum ‘korkmak istemiyorum’ düşüncesini kafanızdan silip sizi diziyi izlemeye itebilir.

Steven Crain (Michiel Huisman)

Steven için kardeşler arasında yaşadıklarını en soğukkanlı şekilde avantaja dönüştürmeyi başaran karakter diyebiliriz. Korku romanları yazan Stevan, kitabında küçükken yaşadıkları ve dönüm noktaları olan bu hayaletli evden bahseder ve işler tekrar sarpa sarpaya başlar. Kitabın gerçekten bu olayların yaşanmasında bir etkisi var mıdır yok mudur tam olarak bilemiyoruz tabii ama tetikleyici bir unsur olduğu kesin…

Shirley Crain (Elizabeth Reaser)

Kardeşler arasındaki en sorumluluk sahibi ve anaç karakter diyebiliriz Shirley için. Maddi, manevi her anlamda kardeşlerinin yanında olmaya çalışan bu karakter de en az Steven kadar ölüler konusunda soğukkanlı… Küçüklüğünde ölü bedenlerle yaşadığı trajik olaylara rağmen bir cenaze evi işletiyor olması bu soğukkanlılığının net bir göstergesi.

Luke Crain (Oliver Jackson – Cohen)

Luke, küçükken yaşadığı trajik olayların etkisinden bir türlü kurtulamayan, yaşadığı sanrılarla dolu sıkıntılı sürecin üstesinden alkol ve çeşitli uyuşturucularla gelmeye çalışan en zayıf karakter. Kardeşlerinden kendini soyutlayarak serkeş bir yaşam sürmeyi tercih etmiş.

Theo Crain (Kate Siegel)

Cinsel yönelimini kardeşlerinden yıllarca gizlemeyi başarmış olması bile ne denli ketum bir karakterle karşı karşıya olduğumuzu bize gösteriyor zaten. Adeta buzlar kraliçesi olan Theo aynı zamanda sezgisel güçlere sahip. Dokunarak gördüğü, hissettiği şeyler onun zaman zaman travmatik olaylarla karşı karşıya kalmasına ve geçmişiyle sebep oluyor.

Nell Crain (Victoria Pedretti)

Aşırı sevimli çocukluğu ve güzel mi güzel gençliğiyle epey talihsiz bir yaşam süren Nell sürekli olarak uyku felci geçirir. Spoiler vermeden anlatması en zor karakterlerden birisi sanıyoruz o yüzden lafı çok uzatmayacağız. Nasıl olduğunu söylemeyelim ama Nell hikayede kardeşlerin yeniden bir araya gelmesinde etkili karakter oluyor.

FACEBOOK YORUMLARI


TORİK YORUMLARI