Dünya Şampiyonu Kadın Atlet Yoksa Erkek mi?

  
   Torik Yazarı                        

800 metre koştu, her seferinde dünya şampiyonu oldu. Güney Afrikalı atlet Caster Semenya’dan bahsediyoruz. 1991 doğumlu, yani 28 yaşında. İlk şampiyonluğunu 18 yaşında elde itti. 1.78 boyunda 73 kilo. 2015’ten bu yana da evli.

Caster Semenya Nike reklamında

Ama Caster ilk şampiyon olduğundan bu yana bitmeyen bir tartışma var. Caster gerçekten kadın mı, yoksa erkek mi? Soğuk Savaş yıllarının atletizm yarışmalarını, olimpiyatlarını hatırlayalım. Doğu Alman gülleci kadınlar, erkekleri karşı cinsten soğutacak vücut yapıları ve yüz hatlarıyla batıdan gelen çıt kırıldım hemcinslerine hiç şans tanımıyorlardı. Caster örneğinde de, benzer şekilde bir haksız rekabet var gibi.

Semenya ilk olarak 2009 yılında Berlin’de yapılan Dünya Şampiyonası’nda birinci geldi. Bu başarının ardından tartışmalar da başladı. Atletizm Federasyonu o zamanlar 18 yaşında olan sporcunun cinsiyet testine tabi tutulacağını bildirdi ve 6 Temmuz 2010 tarihine kadar yarışmalardan men etti. Ardından federasyondan yeşil ışık alan sporcu 2012 Londra ve 2016 Rio de Janerio Yaz Olimpiyatları’nda birincilik kürsüsünü kimseye kaptırmadı. Ama tartışmalar da bitmedi.

Bu arada Carter Semenya’ya reklam ve sponsorluk teklifleri de yağıyordu. ‘Bunu yapmak için doğmuşum’ diyordu Nike reklamında: Born To Do This.

Carter Semenya’nın durumu erkek olduğunu saklayarak kadın gibi yarışması olayı değil. Başarılı sporcunun yaşadığının tıbbi karşılığı cinsel farklılaşma bozukluğu. Federasyon bu konuda oldukça esnek ve bu tür durumlara anlayışa bakıyor. Federasyon’un açıklaması aynen şöyle: “Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği, cinsel farklılaşma bozukluğu olan herhangi bir atleti erkek olarak sınıflandırmayacak. Aksine biz bu bireylerin yasal cinsiyetini kabul ediyor ve onların kadınlar kategorisinde yarışmasına izin veriyoruz. Cinsel farklılaşma bozukluğu olan atletin testlerinde bir erkek kadar testosteron varlığı, ergenliğe girişte erkeklerde görülen hemoglobin seviyesinde artış, kemik ve kasların büyümesi ve güçlenmesi gibi erkeklere kadınlara oranla üstünlük sağlayan performansı vermesi anlamına gelir. Bu sebeple bu hastalığa yakalanan atletlerin kadınlar kategorisinde adil olarak yarışabilmesi için uluslararası seviyedeki yarışlardan önce testosteron seviyelerini baskılamaları ve kadınlardaki normal seviyeye azaltmaları gerekmektedir“. Siz çok bir şey anladınız mı bu durumdan? Bizim anladığımız testosteron seviyesini düşürdüğü sürece Semenya’nın yarışmasında sorun yok. Güney Afrikalı atlet de son 6 yıldır buna uğraşıyor. Ama nereden bakarsanız bakın bir haksız rekabet durumu var. fizyolojik olarak kadın ama testosteron seviyesi olarak erkek olan bir atlet diğer kadın atletlerle piste çıkıyor. Sonuçta da her seferinde kazanan o oluyor!

FACEBOOK YORUMLARI


TORİK YORUMLARI