İtalyan Olmayan İtalyan, James Caan

  
   Torik Yazarı                        

James Caan’ın kariyerindeki en önemli rolü ‘The Godfather’ filminde üstlendiği ailenin büyük oğlu Sonny Corleone rolü.

James Caan Sonny Corleone rolünde

Babası Don Corleone rolünde Marlon Brando, kardeşi Michael rolünde Al Pacino sonra diğer rollerde Andy Garcia, Richard Castellano, Richard Conte, Al Lettieri, Gianni Russo, John Cazale… Neredeyse tamamı İtalyan kökenli oyunculardan oluşan dev bir kast. Ama en ön plana çıkan rollerden birinde İtalyan olmayan bir aktör!

James Caan, The Godfather’da Brando’nun oğlu rolünde rol aldı

James Caan önce Tom Hagen rolü için düşünülmüş aslında. Ama sonra bu rol için Robert Duvall’le anlaşılınca Caan da Sonny rolünü üstlenmiş. Sinema tarihi için de çok yerinde bir seçim olmuş.

1940 New York Bronx doğumlu, Almanya’dan göç etmiş Yahudi kökenli bir anne babanın oğlu. Hep sporla ilgilenmiş. Güçlü fiziği onun üniversite rugby takımına girmesine fırsat vermiş. Sporla dolu bir hayatı varken birden tiyatro oyunlarında rol almaya başlamış. Üniversiteyi de aktörlük bursuyla bitirmiş. İlk rolü ‘Sokak Kızı İrma’ kariyerinin de en iyi filmlerinden. Ama tabii ki 1972 tarihli ‘The Godfather-Baba’ Caan’ın filmografisinde bir dönüm noktası. 4 kez evlenen Caan’ın 5 çocuğu var. Oğullarından Scott babasının izinden giderek aktörlük mesleğini seçti. İlginç bir şekilde Scott Caan, Francis Ford Coppola’nın yeğeni Nicolas Cage’in hem yönettiği hem de oynadığı ‘Sonny’ isimli filmde rol aldı. Böylelikle hem baba hem oğul Scott, Coppola ailesiyle film çekmiş oldu. ‘The Godfather’ filmi için James Caan isminde ısrar eden de zaten yönetmen Francis Ford Coppola’dan başkası değil. İkili daha önce 1969 tarihli ‘The Rain People-Buhranlı Günler’ filminde birlikte çalışmışlardı. Coppola’nın ilk önemli filmlerinden olan bu filmde Robert Duvall de rol alıyordu.

James Caan, ‘Baba’daki rolüyle bir dernekten ‘En İyi İtalyan’ ödülü almış. Aldığı ödüle şaşırmaktan küçük dilini yutuyormuş neredeyse. Filmdeki mafya rolü yüzünden sokakta başına gelmeyen de kalmamış. Hatta bir seferinde bir kulübün kapısında “gangsterleri içeri almıyoruz” denerek kapıdan geri çevrilmiş. Bu olaylar ister istemez bizdeki ‘kötü adam’ Erol Taş’ın başına gelenleri hatırlatıyor. Normal yaşamında yumuşak karakterli biri olan Erol Taş, Yeşilçam filmlerinde canlandırdığı kötü karakterler yüzünden sokakta dayak bile yemiş. İtalyan olmayan İtalyan’dan kötü olmayan kötü adama… Bazı roller aktörlerin üzerine yapışıp kalıyor.

FACEBOOK YORUMLARI


TORİK YORUMLARI