Bu Haftaki Vizyon Önerimiz, Borg/McEnroe

  
   Torik Yazarı                        

Bu hafta vizyona, #BaşkaSinema dağıtımıyla, ilginizi çekeceğini inandığımız bir film giriyor. Yaşı tutanlar bilir, tutmayanlar da tutanlardan dinlemiştir, 1980’lerin tenis dünyası iki usta tenisçinin çekişmesine sahne olmuştur. Bir tarafta İsveçli Björn Borg öte tarafta Amerikalı John McEnroe. Bu haftanın vizyon önerimiz #Borg/McEnroe.

Shia LaBeouf McEnroe rolünde…

Filme gitmeden önce bu 2 tenisçi hakkında biraz bilgilenelim isterseniz. Önce İsveçliyi tanıyalım. Björn Borg, 1956 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de doğuyor. 1974-1981 yılları arasında 11 Grand Slam turnuvası şampiyonluğu kazanıyor. Bunların 5’i Wimbledon, 6’sı Fransa Açık (Roland Garros) şampiyonluğu. 1980 yılındaki finale kadar üst üste 4 yıl Wimbledon’ı kazanıyor. Kazandığı son Grand Slam 1981 Fransa Açık. Ve henüz 25 yaşındayken kortları bırakıyor. Tüm şampiyonluklarını 4 Grand Slam’in sadece ikisinde elde etti. Avustralya Açık’a sadece bir kez gitti ve üçüncü turda elendi. Amerika Açık’ta da bir türlü başarılı olamadı. Ama 3 yıl hem İngiltere’yi hem de Fransa’yı kazandı. Bunu şu ana kadar yapabilen 2 tenisçi daha var. Onlar da Nadal ile Federer. Björn aslında iyi bir tenisçi olmaktan çok iyi bir atlet. Bu yüzden de net bir tenis tekniği yok. Onu tüm kariyeri boyunca çalıştırmış olan antrenörü Lennart Bergelin de Björn’ün bu tarzını bozmamaya çalışmış. O doğal bir oyuncu. Kariyerinin zirvesindeyken de tenisi bırakabilecek kadar gözü pek bir insan.

Borg’un kariyerini bitiren tenisçi olarak anılan McEnroe’ya gelecek olursak. 1959 doğumlu Amerikalı tenisçi kortlarda agresifliğiyle ün saldı. Her karşılaşmada birçok tenis raketini kırmasıyla ünlenen McEnroe’nun hırçınlığının tavan yaptığı maç, 1984’te Ivan Lendl’a kaybettiği Roland Garros finalidir. Finali kaybeden usta tenisçi kendini de kaybetti desek yalan olmaz. Rakibinin elini sıkmadan podyumdan inişi ve röportaj vermeyişi hala unutulmayan anlardandır. Toplamda 7 Grand Slam şampiyonluğu bulunan McEnroe ilk Wimbledon’ını, 1981 yılında Borg’a karşı aldı. McEnroe kariyeri boyunca 3 kez Wimbledon’ı ve 4 kez de Amerika Açık’ı kazandı. Borg’un aksine onun Paris’te kazanmışlığı yok. Profesyonel tenisi bıraktıktan sonra da bu spordan uzaklaşmayan McEnroe Amerikan milli takım antrenörü olarak kariyerine devam etti. Amerikalı tenisçi TV kanallarının da sevdiği bir tenis yorumcusu. Kariyerinin zirvesinde olduğu yıllarda Amerikalı ünlü aktris Tatum O’Neal’le evli olan McEnroe ‘tenisin asabi çocuğu’ olarak spor tarihine geçti.

80’lerin tenis dünyası bir daha gerçekleşmeyen bir yıldızlar geçidine sahne oldu. Björn Borg ve John McEnroe’yla başladığımız listeye hemen şu isimleri de dahil edebiliriz. Jimmy Connors, Mats Wilander, Ivan Lendl, Boris Becker, Stefan Edberg, Andre Agassi… Tüm bir jenerasyonu tenis sporuna heveslendirmeye yetecek kadar önemli isim, tam bir ‘dream team’.

Filmden bir kare

Gelelim filme. Borg vs McEnroe’nun başrollerinde Shia LaBeouf ve Sverrir Gudnason yer alıyor.

McEnroe rolünde izlediğimiz Amerikalı usta aktör Shia LaBeouf bu rol için saçını uzattı. O 80 model uzun lüle saçları peruk değil, öz be öz kendi saçı!

Aktörler, Finli eski profesyonel tenis oyuncuları Jarkko Nieminen ve Veli Paloheimo tarafından çalıştırıldı.

Björn’ün 3 evlilğinden 2 oğlu var, Leo ve Robin. Filmde Borg’un gençliğini de ünlü raketin oğullarından biri, Leo Borg oynadı.

Borg tenis dünyasının tabiri caizse ‘ilk seks sembolü’ydü. Cool tavrı nedeniyle de ona Iceberg’den kelime oyunu yaparak ‘Ice Borg’ lakabı takılmıştı.

1980 Wimbledon finali tenis camiasında gelmiş geçmiş en çekişmeli karşılaşmalardan biri olarak nitelenir. 2 tenisçi de finale gelene kadar çok az set vermişlerdi. Björn sadece 2 set kaybetmiş, McEnroe da 3 set. Finalin ilk setini McEnroe farklı aldı. Seyirciler bir anda buz kesti. Son 4 yılın şampiyonu böyle farklı yenilebilir miydi? Borg, bu maç için, maç sonrası “ilk defa kaybedebileceğimi hissettim” diyecekti. 5 set süren karşılaşmanın kazananı tie break’de belli oldu. Kazanan Borg’du. Ama bir yıl sonra, aynı kortta, genç McEnroe rövanşı alacak, Borg da tenisi bıraktığını açıklayacaktı.

Film 1974 doğumlu Danimarkalı yönetmen Janus Metz’in ilk uzun metrajı.

O yıllarda McEnroe’nun sponsoru İtalyan spor markası Sergio Tacchini, Borg’unkiyse yine başka bir İtalyan markası, Fila’ydı. Ama filmde 2 tenisçiyi de logosuz kıyafetler giyerken görüyoruz. Büyük ihtimalle filmin yapımcısıyla bu markalar arasında bir anlaşma sağlanamadı.

İsveçli uluslararası üne sahip aktör Stellan Skarsgard filmde Borg’un antrenörünü canlandırıyor. ‘Mamma Mia’dan tutun da ‘Avengers: Age of Ultron’a kadar birçok farklı tarzda filmde rol alan Skarsgard filmin tanınmış yüzlerinden.

Bu kadar ıvır zıvır bilgiden sonra haydi gelin bir de şu unutulmaz 1980 Wimbledon finalini resmi youtube kanalından seyredelim…

ve filmin fragmanı…

FACEBOOK YORUMLARI


TORİK YORUMLARI