Erkekler Neden Daha Kısa Yaşar?

  
   Torik Yazarı                        

Maalesef dünyanın bir gerçeği önce erkekler gidiyor. İstisnalar kaideyi bozmaz tabii. Ama genelde durum böyle. Etrafınızda, akrabalarınızda, mahallenizde ya da yeni usul sitenizde hep gözlemlemişsinizdir. Peki bunun nedenleri ne olabilir?

1Bana Bir Şey Olmazcılık

Otomobil kullanırken emniyet kemeri takmamak, kemeri arkadan geçirmek, Tahtakale’de 5 liraya satılan plastik aletlerden kullanmak… Bir kadının aklına gelir mi? Gelmez sanki. Ama etrafımızda bu şekilde araba kullanan çok sayıda erkek vardır, değil mi? Motosiklete kasksız binmek. “Kısa mesafede kaska gerek yok”, “Bu sıcakta bir de kask mı takacağız?”. Taksanız iyi olur. Kazanın ne zaman olacağı belli olmaz, değil mi? Bu bana bir şey olmaz durumu sadece trafikte değil her konuda erkeklerde kendini gösteriyor. Kendine fazla güvenin sonu da bazen kötü oluyor maalesef.

2Kontrolleri Aksatmak

Yıllık check-up, rutin kontroller, kalp, prostat, yüksek tansiyon… Erkekler en ufak bir muayeneden bile uzak dururlar. “Ne olacak canım, altı üstü üşütme” dedikleri şey bir bakarsınız zatürreye dönüşmüş. Kadınlar için de bu kontroller özellikle meme kanseri ve rahim hastalıklarında söz konusu. Ama erkeklerdeki vurdum duymazlık kadınlarda daha az rastlanan bir konu.

3Yeme İçme Alışkanlıkları

Milletçe kebap severiz. Keşke daha az sevsek! Bol yağlı, ağır yemekler hem de büyük porsiyonlarda… Türk erkeği yediğine dikkat ediyor dersek yalan söylemiş oluruz. Kadınlar çok mu farklı diye soranları duyar gibi oluyoruz. En azından şehirli kadınlar bu konuda biraz daha dikkatliler.

4Alkol ve Sigara

Yeme alışkanlığı sorunlarının hemen ardından içki ve sigara alışkanlığından bahsetmemiz gerek. Özellikle ülkemizde erkekler hem sigara hem de içki konusunda kadınlardan çok daha sorunlu dersek yanlış bir şey söylememiş oluruz. Birçok kanser çeşidi, kalp ve damar hastalıkları doğrudan içki ve sigara tüketimiyle ilişkili. Aman dikkat!

5Stres

İşte stres, yolda stres, geçinme stresi, trafikte stres… Stres yüzyılımızın hastalığı. Aslında bilimsel olarak kanıtlanan şey kadınların stresten daha çok etkilendiği. Ama yine başka bir gerçek, kadınların stresle baş etmede daha başarılı oldukları. Erkekler stresi içlerine atıyorlar ve sonra da bu stres kendini kalp sorunları, tansiyon sorunları olarak gösteriyor.

6Çabuk Öfkelenmek

Erkekler stresle baş edemedikleri gibi öfkeyle de başa çıkamıyorlar. Çabuk öfkelenmek yine sağlığı bozan etkenlerden. Trafikte, iş yerinde, evde, sokakta, her daim bir öfke durumu. Yine erkeler bu konuda daha sorunlu. Amerikalıların ‘Anger management’ dedikleri (filmi bile vardı değil mi?) öfke kontrolü erkeklerde, hele Türk erkeklerinde çok sorunlu.

7Daha Riskli İş Kolları

Saymaya başlayalım, madencilik, askerlik, inşaat sektörü, her türlü kas gücüne dayanan işler… Ne kadar eşitlikçi olsak da madende çalışan bir kadın ya da bir inşaatın 12. katında bir halata asılı çalışan kadın işçi görmek çok sık rastlanan bir şey değil. Aynı şekilde askerlik birçok ülkede erkeklere ayrılmış bir görev. Hayati risk taşıyan bu meslekler maalesef iş kazalarına da açık. Ve ülkemizde iş kazalarına karşı alınan önlemler (alınıyor mu sahiden?) gelişmiş ülkelere göre çok geride.

8Testosteron

Olaya biraz da bilimsel açıdan bakarsak testosteron kısa vadede erkekleri daha güçlü kılsa da uzun vadede çeşitli kalp ve damar sorunlarına kapı açıyor. Ne kadar testosteron o kadar sorun yani! Kadınlar hem testosterondan uzaklar hem de kadın cinsiyet hormonu östrojen onlarda tam bir antioksidan görevi görüyor.

9Kromozomlar

Yaşam tarzı farklılıkları, beslenme alışkanlıkları, vurdumduymazlık tabii ki ömrü kısaltan faktörler. Ama asıl neden kromozomlarımızda yatıyor olmasın? Kadınlarda iki X kromozomu, erkeklerde ise X ve Y kromozomu olduğunu bilmeyenimiz yoktur herhalde. Kadınlarda iki tane aynı kromozomdan olması her genin bir kopyasının tutulması anlamına geliyor. Yani bir gende sorun varsa yedeği de vardır kadınlarda. Erkeklerinse böyle bir şansı yok.

Ülkemizde erkeklerde ortalama yaşam beklentisi 73 iken bu yaş kadınlarda neredeyse 80 (79,4). Bu fark bazı ülkelerde daha da fazla. Örneğin, Rusya’da 13 yılı buluyor.

FACEBOOK YORUMLARI


TORİK YORUMLARI