“Bizden Geçti O İşler” Demeden Önce Gel Biraz Konuşalım

  
   Torik Yazarı                        

Yaşlanmak hayatın gerçeği. Her ne kadar teknoloji, tıp gelişse de ve çeşitli müdahalelerle sarkan derilerimize karşı koymaya çalışsak da o iğne o neşter bir yere kadar haz verecektir. Yani şöyle, içi iğne dolu bir yatağın üstündeki çarşafı ne kadar düzeltirsen düzelt o iğneler bir şekilde batmaya başlıyor veya batmaya devam ediyor. Çok acımasız bir örnek olmuş olabilir tabii ama o iğneleri hissetmeden, enerjiyi kaybetmeden, metafiziği de es geçecek kıvama gelmeden harekete geçmek lazım sanki?

1Kendine Zaman Vermekten Korkma

“Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu hani zaman geçmeden bir şeyler yapmak lazımdı?” diyeceksin şimdi. Öyle düşünme, ‘kendine bahşettiğin zaman’ kavramı bambaşka bir konu çünkü. Bir şeyi çok istiyorsan ama gerçekleştiremiyorsan doğru zaman henüz gelmemiş demektir. O an yapabileceğin daha iyi işler mutlaka vardır. Mesela bir makale yazmak için bilgisayarın başında saatlerce durup düşünmek yerine mutfağa geçip harika bir yemek ortaya çıkarabilirsin. ‘Şimdinin gücü’nü tek bir alan etrafına kuşatmaya çalışırsan o akışa kendini bırakman imkansız hale gelir.

2Onaylanmaya İhtiyacın Yok

İnsanların özel hayatın hakkındaki fikirlerini tamamen kulak ardı etme ama o fikirlerle de hayatına şekil verme. Her insanın ikinci veya üçüncü bir göze ihtiyacı olduğu zamanlar illaki oluyor. Ama etik ve ahlaki yargılarının başkaları tarafından şekillendirmesine asla izin verme. O yargıların oluşum süreci zaten sancılı geçiyor. Belirli bir yaş aralığına kadar kendi seçimlerimizin dışında birçok farklı düşünceyle ve yargıyla yoğrulan, şekillendirilen etik kavramının fırınlanma aşamasından sadece siz sorumlu oluyorsunuz. O fırından bir sanat eseri çıkmasını istiyorsak yine o fırının kapağını birilerine açtırıp açtırıp kontrol ettirmemek en güzeli. Vicdanınız, iradeniz, değerlerinizden oluşan en güzel eseriniz hava almasın, parçalanmasın. Pişme süresini en iyi siz bilirsiniz.

3Sevgini Belli Etmek Zorunda Değilsin Ama Hissettirmekten ve Hissetmekten Korkma

Çoğu insanın fazlasıyla zorluk çektiği bir konu bu sevgiyi belli etme ya da edememe durumu. Sarılmak, gülümsemek, güzel sözler söylemek, ilgi göstermek… Hepsi göreceli kavramlar. Önemli olan bunu hissettirmek ya da hissetmek. Hayatımızın her döneminde fıkır fıkır, neşeli, pozitif olamıyoruz. Uzun süre depresyondan çıkamayan, beynindeki kimyasalların negatif saldırısına uğramış nice yüce gönüllü insanları “Ay bu da pesimist pesimist yeter gına geldi” deyip hayatımızdan çıkarmamak lazım mesela. Ya da böyle bir durumdaysak “Şimdi insanların da keyfini kaçırmayayım ben şu köşede hayatımı güzel güzel törpülerim” dememek lazım. Her durum, her insan bir şeyler katıyor ruhumuza. Duygularla var oluyoruz, var ediliyoruz.

4Aşık Ol

Aşık olduğumuzu nasıl anlarız bunun bir bug’ı var mıdır? Aşkın peşinden gidilmeli mi? Aşkın peşinden gidilmeliyse ‘Aşk acısı çekiyorsanız mutlaka izlemeniz gereken 10 film önerisi’ içerikleri neden bu kadar çok tıklanıyor? E bir şekilde acı çekeceksin ki aşık olduğunu anlayacaksın da ondan. Çünkü insanız ve elimizdekini kaybetmeden ne yazık ki onun değerini anlayamıyoruz. İlla bir trajedi, acı, hüsran olacak. Seviyoruz… Olsun onu da doya doya yaşamak lazım. Mantığı da çok elden bırakmamak lazım tabii. Hani çok da ş’apmamak lazım. 

5Müzikle Olan Bağını Asla Kopartma

Bazen kendimizi keyifsiz hissettiğimiz zamanlar oluyor ve ardından o gün hiç müzik dinlemediğimizi fark ediyoruz. Ruh halimize çılgınca yön verme özelliğine sahip müziğin kıymetini bilmek lazım. Canlı canlı dinlemek, eşliğinde dans etmek, sevdiğimiz insanlarla paylaşmak gerek.

6Fazla Temkin ‘Keşke’leri Beraberinde Getirir

Çok basit ama o kadar doğru ki şu sakınan göze çöp batması durumu. Yine başa dönüyoruz aslında. Zamana bırakmak… “Ya yağmur yağar da gidemezsek ben çok heveslenmeyeyim” ya da “Konsere gelemem uykumu almam lazım yarın iş var…” fazla temkinli davranmak beraberinde birçok güzel duyguyu ertelememize neden oluyor. Ne demiş Descartes “Önemli olan akıllı olmak değil o aklı yeri ve zamanında kullanabilmektir”. Mantık da aynen öyle. Hayatımızın her anında akıllıca davranmaya çalışmaya gerek yok. Aptallık yapmaktan da korkmamak lazım. Hatta belki aptallık bile değildir o yaptığımız şeyler… Canımız sıkılınca, evde tavanı izleyip düşünürken anlıyoruz bunları.

FACEBOOK YORUMLARI


TORİK YORUMLARI