5 Soruda Ressam Azat Yeman

  
   Torik Yazarı                        

Cihangir Art Project genç ressamlarımızdan Azat Yeman’ın sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi 28 Aralık-10 Ocak tarihleri arasında gezilebilir. 1992 Bitlis doğumlu genç ressam Torik.tv’nin sorularını yanıtladı.

Serginizin adıyla başlasak. Cul de Sac, Fransızca bir kelime. Tam kelime anlamı ‘torbanın dibi’ yani bizim dilimizde karşılığı ‘yolun sonu’ gibi bir şey oluyor. Neden bu isim?

(Cul-de-sac) daha fazla ilerlemenin mümkün olmadığı son nokta yani kelime anlamıyla çıkmaz sokak. Yaşadığımız çağa ve döneme çok uygun bulduğum bir kelime çünkü birey olarak, toplum olarak ve çağın bütün ulusları olarak derin bir kırılmadan ve çıkmazdan geçiyoruz. Bunu bir labirent olarak da algılayabiliriz, yani yüzeydeyiz ve yüzeyi tükettik tekrar aynı yere dönüp duruyoruz ve bu sürekli ciddi sorunlar yaşamamıza sebebiyet veriyor; bu çıkmazdan ve çölleşmeden sadece derin bir farkındalıkla çıkılabileceğini düşünüyorum, maddi olan tarafı bir yere bırakıp unuttuğumuz o derin hislenme tarafımızı çalıştırmanın vakti.

19 Mayıs Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde okuduktan sonra bir de Kayseri Erciyes Üniversitesi’nde mastır yapmışsınız. Eğitimizin sanatınıza etkisinden bahseder misiniz?

Deneyim açısından bazı aşamalardan geçmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu açıdan baktığımda akademi eğitimini gerekli ve işlevsel buluyorum. Tabi yeterli mi derseniz tabi ki de hayır. Eğitimde çok ciddi sorunlarımızın olduğu malum. Özellikle sanat alanında bir eğitim verilecekse bunun özgür bir şekilde bırakılması ve hiçbir açıdan eğitim alanın daraltılmaması ve koşullandırılmaması gerekiyor. Tersi durumda ciddi bir köreltilme sonucuyla karşılaşıyoruz, ilerleme mümkün olmuyor yani Cul-de-sac.

Bu sergide son 4 yılın eserleri yer alıyor. Tarzınız hakkında neler söylersiniz?

Bu sergiyle izleyicinin son 4 yılıma şahit olmasını ve dönemsel olarak geçtiğim süzgecin bir açıdan anlaşılması ve görülmesini istedim. Foto real bir gerçeklik algısından ucu bucağı olmayan, özgün ve çok farklı bulduğum başka bir boyut evrenine; yani görünen gerçeklikten görünmez bir gerçekliğe yolculuk. Daha içsel, daha samimi… Anlam arayışım bir şekilde hayatımla, resimlerimle paralel gelişiyor.

Eserlerinize daha çok kimler ilgi gösteriyor. Hedef aldığınız bir kitle var mı?

İlişkileri ve hayatı metalaşmamış, içsel görü dediğimiz tarafıyla bakan her insanın bir şekilde ilgisi ve sevgisiyle karşılaşıyorum. Hedef aldığım bir kitleden ziyade oluşmuş tekelleşmelerden ve hegemonyalardan elimden geldiğince uzak duruyorum. Biraz daha derin hislenmenin kaybolmadığı tarafla ilgileniyorum.

Sergideki eserleriniz bir bütünün parçaları gibi. Aynı insanın farklı durumlarıyla karşı karşıyayız sanki. Kim bu insan?

Bu insan tamamen aidiyetsiz, yani köksüz! Hiçbir bağı yok, belki de gerçek özgür ruh ve yaşam bu ayrıntıda gizli. İçimizdeki insanı alt etmeliyiz…

Torik.tv olarak teşekkür ederiz.

FACEBOOK YORUMLARI


TORİK YORUMLARI